11 Ağustos 2012 Cumartesi
8 Ağustos 2012 Çarşamba
Bebek Alışverişi-1
Yavrumu sabırsızlıkla beklerken çok araştırdım ne almam gerektiğini. Gerçi adetlerimiz sağ olsun ananesi ile dedesi aldı oğlumun cicişlerini;) Ben yine de şöyle bir liste yapayım dedim.
1) Bebek odası: Oğlumun ayrı odası olduğu için oda takımı aldık. Büyüyen beşik almak en mantıklısı uzun süre kullanım için. Kuzumun beşiğinin sandığı da var arta kalan ne varsa tıkılmış bir vaziyette:)
2) Sepet: İlk dört ay kullanmak için mothercare musa sepetlerini tavsiye ederim. Ben yaza kadar kuzumu odasında yatıramayacağım için bunu tercih ettim.
3)Biberon: Bu konuda maalesef çok yanıldığımı düşünüyorum. Fiyatına bakarak aventin en iyisi olduğunu sanıyordum fakat yanıldım. Kesinlikle NUK diyorum. Fazla hava yutmaması için özel üretilenleri var onlar tercih edilmeli zira ne olur ne olmaz bebeğiniz benim kuzum gibi çoookkkk gazı olan kolik bir bebek olabilir. Kolik bebekler için DR.BROWNS kesinlikle çok iyi. Tabi ki mucize değil ama fazla hava yutmasını engelliyor.
4)Emzik: Bebekler her emziği tutamıyor hele alıştıktan sonra kesinlikle kabul etmiyorlar. Kuzuma avent almıştım sonra nuk ortodontik emzik denedim istemedi. Emmeyi bile beceremedi onunla malesef:( Emziği ilk verdiğimde vicdan azabı çekmiştim sanki oğluma kötü bir şey yapıyormuşum gibi gelmişti ama kolik dönemlerinde resmen kurtarıcım oldu benim. Şimdi iyi ki alıştırmışım diyorum.
5)Bebek Bezi: Kesinlikle prima diyorum kim ne derse desin süper bir bez. Bir gün markette promosyon bez dağıtıyorlardı bana da verdiler. O kadar kötü kokuyordu ki kullanamadan çöpe gitti.
6)Islak Mendil: Çok araştırdım her yeni anne gibi hangisi iyi acaba diye kafa yordum. Kadın doğum doktorumuz aynı olan arkadaşım Seda, uni baby yeni doğanı önerdi. Doktorumuza sormuş:) İçeriği en doğal ıslak mendil...
7)Şampuan, vücut losyonu vs.: Sorduğum her doktor sebamed dedi bende hiç sorgulamadan almış. Bu arada bir kaç doktor dememden ne kadar çok doktora gittiğim anlaşılıyor:)
8)Bebek Arabası: Chicco Trio Living Travel Sistem.
Beğendiğim özellikleri: Çok fonksiyonel olması.
Beğenmediğim özellikleri: Ağır, bebek arabası biraz zor kapanıyor ve bagajda yer kaplıyor.
1) Bebek odası: Oğlumun ayrı odası olduğu için oda takımı aldık. Büyüyen beşik almak en mantıklısı uzun süre kullanım için. Kuzumun beşiğinin sandığı da var arta kalan ne varsa tıkılmış bir vaziyette:)
2) Sepet: İlk dört ay kullanmak için mothercare musa sepetlerini tavsiye ederim. Ben yaza kadar kuzumu odasında yatıramayacağım için bunu tercih ettim.
3)Biberon: Bu konuda maalesef çok yanıldığımı düşünüyorum. Fiyatına bakarak aventin en iyisi olduğunu sanıyordum fakat yanıldım. Kesinlikle NUK diyorum. Fazla hava yutmaması için özel üretilenleri var onlar tercih edilmeli zira ne olur ne olmaz bebeğiniz benim kuzum gibi çoookkkk gazı olan kolik bir bebek olabilir. Kolik bebekler için DR.BROWNS kesinlikle çok iyi. Tabi ki mucize değil ama fazla hava yutmasını engelliyor.
4)Emzik: Bebekler her emziği tutamıyor hele alıştıktan sonra kesinlikle kabul etmiyorlar. Kuzuma avent almıştım sonra nuk ortodontik emzik denedim istemedi. Emmeyi bile beceremedi onunla malesef:( Emziği ilk verdiğimde vicdan azabı çekmiştim sanki oğluma kötü bir şey yapıyormuşum gibi gelmişti ama kolik dönemlerinde resmen kurtarıcım oldu benim. Şimdi iyi ki alıştırmışım diyorum.
5)Bebek Bezi: Kesinlikle prima diyorum kim ne derse desin süper bir bez. Bir gün markette promosyon bez dağıtıyorlardı bana da verdiler. O kadar kötü kokuyordu ki kullanamadan çöpe gitti.
6)Islak Mendil: Çok araştırdım her yeni anne gibi hangisi iyi acaba diye kafa yordum. Kadın doğum doktorumuz aynı olan arkadaşım Seda, uni baby yeni doğanı önerdi. Doktorumuza sormuş:) İçeriği en doğal ıslak mendil...
7)Şampuan, vücut losyonu vs.: Sorduğum her doktor sebamed dedi bende hiç sorgulamadan almış. Bu arada bir kaç doktor dememden ne kadar çok doktora gittiğim anlaşılıyor:)
8)Bebek Arabası: Chicco Trio Living Travel Sistem.
Beğendiğim özellikleri: Çok fonksiyonel olması.
Beğenmediğim özellikleri: Ağır, bebek arabası biraz zor kapanıyor ve bagajda yer kaplıyor.
9)Sling: Kangurular hep çok hoşuma gitmiştir. Hatta sevdiğim bir arkadaşım hediye almıştı. Kuzumu içine koyduğum gibi çıkarmam bir oldu. Sırtı o kadar dik duruyordu ki anne karnında yamulan kuzum bile sevmedi, ağladı. Bende sling araştırmasına girdim. Bir çok çeşidi var bunu ayrıca yazmak istiyorum. Ben wrap aldım takması zor ama kullanışlı. İlk aylar mutfağa su içmek için gidemeyen ben kuzumu bağladım kendime baktım keyfime:) Tabi o kadar toz pembe değil ama gazı olan koliği olan bebekler için müthiş:)))
DEVAMI GELECEKTİR:)
3 Ağustos 2012 Cuma
1 Ağustos 2012 Çarşamba
Tatil Notları-1
Kuzum dayısıyla playstation oynadı. O kadar dikkatini çekti ki anlatamam:) Dayısı işine geldiği zaman oyaladı benim oğlumu ahh şu gençlik:)
Kuzumun elindeki organik erikkk:))) Eşimin memleketinde ki erik ağacından koparılmış belki de kuzumun yediği en zararsız yiyecek. Yüzündeki sivrisineklerin ısırıkları:)
Karpuz kabuğunu çok sevdi. Elinden almaya kalktım çok ağladı. Ömrümüz ağlamakla geçiyor zaten;)
Benim memleketim Manyas'a gittik. Ondan önce Gönen'de kaldık otelde iki gün. Tatilimin en güzel zamanlarıydı diyebilirim. Gönen'de gittiğimiz otelin verdiği bebek yatak tam bir fiyaskoydu. Yatıramadım iki tekli koltuğu birleştirip öyle yatırdık. İlk koltuktan düşmemizi gerçekleştirmiş olduk. Oğlum hala daha anlayamadığım bir şekilde düştü. Bir sürü yastığı aşıp nasıl düştü bilmiyorum... Çok şükür bunu da atlattık.
Manyas'a çok sevdiğim, en güzel yıllarımı onunla geçirdiğim Handan Ablam geldi ailesiyle beraber. Çok çok çok güzel vakit geçirdik. Kızı Mehtap'ta kuzumu çok sevdi. Yakın arkadaşların çocuklarının birbiriyle anlaşmaları önemli diye düşünüyorum zira olası kavgaların yaşanmaması için. Galiba dinlendiğim yer Handan Ablamın yanı oldu. Eşimin bile dikkatini çekti çok mutlu gözüküyorsun deyip durdu. Gerçekten çok mutluydum... Dertleştim, anlattım, anladığını bildiğim için çok fazla anlatmama bile gerek kalmadan beni anladı, tecrübelerini paylaştı, dinledim ve huzur buldum sadece. Sıra Türkanımda inş. en kısa zamanda gelir zira çok uzaklara gidecek bir daha dünya gözüyle ne zaman görürüm bilemiyorum. Tıpkı büdüm Şulem gibi... Canım Vüsalem de gelecekti bizde kalacaktı ama olmadı sağlık olsun. Buna da şükür demek lazım. Sadece şunu fark ettim. Handan Ablamla konuşurken birden durdum dedim ki sanki hiç ayrılmamışız sanki aradan dört yıl değilde dört ay geçmiş gibi... Evet dedi buna galiba dostluk denir...
Yediği ne diye sorarsanız hurma. Bayıldı resmen bir daha bir daha istedi. Yabancı bir tat değil onun için doğar doğmaz hurma ve su verdim. Evet Efendimizin tavsiyesi bende doğum çantamın içine yerleştirdim.
Mız mız mız mız mızzzzzzzz...... Aslında daha önce başını vurmuştu tepki vermemeye çalışıyorum hele bu kez vurmasında hiç tepki vermedim ama bence naz yaptı çok ağladı çünkü :)
28 Haziran 2012 Perşembe
Dişim Çıkacakmışşşş:)))
Aslında bu başlığı çok önce atmam gerekirdi fakat kuzumun hastane telaşı, kardeşimin nişan telaşı derken yazamadım. Hastane demişken kuzum da alerji çıktı bunu ayrıntılı olarak ayrıca yazacağım inş. Sürekli olarak akşam yedi civarında huzursuzluk yapıyordu. Ağlamalar, yemek istememeler... Ben de eski gazlı dönemlerimize döndüğümüzü düşünmüştüm. Bir gün yine böyle ağlayınca büyük anane dayanamadı doktora götür dedi. Evde kimse yoktu babamız Antalya'da, anane ve dedemiz İtalya'da olunca tek başıma götürmek zorunda kaldım. İtiraf edeyim kendimi kötü hissettim... Neyse taksiyle gittik çok şükür ki sıra yoktu hemen baktı şu meşhur jellerden verdi ve çıktık. Ateşi olursa dedi beni telaşlandırdı sağ olsun. Şimdiye kadar çıkmadı ateşimiz inş çıkmaz da. Bir hafta on güne kalmaz patlarmış dişlerimiz, patlasa da bende diş buğdayı yapsam hazır arkadaşlarım buralardayken... Bir şeyler düşündüm ama bakalım umarım hayalimdeki gibi bir diş buğdayı partisi yapabilirim. Hafta sonu bir haftalığına eşimin memleketine gideceğiz oradan dönüşte düşünüyorum inş.
Kuzum hızla büyüyor, yapabildiklerini hayretle izliyorum. Kısa sürede kucağa alışıyor. Bense kendi kendine oynamasını istiyorum. Malum havalar sıcak bırakıyorum yere resmen yuvarlanıyor. Sırt üstü bırakıyorum hemen yüz üste dönüyor. Oyuncaklarını uzağa bırakıyorum onlara gitmek için çıldırıyor. Galiba erken emekleyecek daha şimdiden yavaş yavaş ulaşıyor oyuncaklarına. Yani yandım ben :)
He bu arada kim ne derse desin umrumda değil artık. Bizim milletin doğasında var. Daha İstanbul'a gelmeden önce eşimle markete gittik fasülyeme mama almak için. Orada ki görevli ne dedi bilin bakalım?! 'Bence mama vermeyin emzirin bunlarda kimyasal maddeler var.' Hadi canım!!! Gerçekten mi? Bende üniversite okumuş ardından yüksek lisansını yapmış, fasülyesini öğrendiğinden beri deli gibi araştıran kitap okuyan ben bilmiyordum iyi oldu öğrendiğim. Ama ben zaten şekli bozulmasın diye emzirmiyorum. Tövbe tövbe.... He bu arada görevli erkekti. Aslında ona güzel bir cevap vermek gerekirdi ama Ya Sabır deyip geçtim... O da yetmedi daha dün pazara taksiyle gittik taksici amca bana niye çıkarttın çocuğu üşütürsün dedi. Vallahi ben bazen bu millete inanmıyorum yok yok inanamıyorum!!!
Buradan belirteyim ben biraz sadistim de. Aslında bu annelerin ortak özellikleri... Bayılıyorum kuzumu aç bırakmaya hatta elimden gelse bütün gün işkence olsun diye bir lokma koymayacağım ağzına. Hele hasta olsun diye gözünün içine bakıyorum çok meraklıyım şurup vermeye başında ateşlenir mi diye beklemeye... Ağlatmak ayrı zevkim! O ağlayınca ben öyle bir zevk alıyorum ki bunu tarif bile edemem!!!! Bunları bir anne elbette düşünemez diyorsan KARIŞMA TAKSİCİ AMCA, KARIŞMA MARKETTE Kİ ÇOK BİLMİŞ GÖREVLİ, KARIŞMA BİLMEM KİM!!!!!!!!!!!
Kuzusunu en iyi annesi bilir bunu unutmamak gerekir. Vesselam...
Kuzum hızla büyüyor, yapabildiklerini hayretle izliyorum. Kısa sürede kucağa alışıyor. Bense kendi kendine oynamasını istiyorum. Malum havalar sıcak bırakıyorum yere resmen yuvarlanıyor. Sırt üstü bırakıyorum hemen yüz üste dönüyor. Oyuncaklarını uzağa bırakıyorum onlara gitmek için çıldırıyor. Galiba erken emekleyecek daha şimdiden yavaş yavaş ulaşıyor oyuncaklarına. Yani yandım ben :)
He bu arada kim ne derse desin umrumda değil artık. Bizim milletin doğasında var. Daha İstanbul'a gelmeden önce eşimle markete gittik fasülyeme mama almak için. Orada ki görevli ne dedi bilin bakalım?! 'Bence mama vermeyin emzirin bunlarda kimyasal maddeler var.' Hadi canım!!! Gerçekten mi? Bende üniversite okumuş ardından yüksek lisansını yapmış, fasülyesini öğrendiğinden beri deli gibi araştıran kitap okuyan ben bilmiyordum iyi oldu öğrendiğim. Ama ben zaten şekli bozulmasın diye emzirmiyorum. Tövbe tövbe.... He bu arada görevli erkekti. Aslında ona güzel bir cevap vermek gerekirdi ama Ya Sabır deyip geçtim... O da yetmedi daha dün pazara taksiyle gittik taksici amca bana niye çıkarttın çocuğu üşütürsün dedi. Vallahi ben bazen bu millete inanmıyorum yok yok inanamıyorum!!!
Buradan belirteyim ben biraz sadistim de. Aslında bu annelerin ortak özellikleri... Bayılıyorum kuzumu aç bırakmaya hatta elimden gelse bütün gün işkence olsun diye bir lokma koymayacağım ağzına. Hele hasta olsun diye gözünün içine bakıyorum çok meraklıyım şurup vermeye başında ateşlenir mi diye beklemeye... Ağlatmak ayrı zevkim! O ağlayınca ben öyle bir zevk alıyorum ki bunu tarif bile edemem!!!! Bunları bir anne elbette düşünemez diyorsan KARIŞMA TAKSİCİ AMCA, KARIŞMA MARKETTE Kİ ÇOK BİLMİŞ GÖREVLİ, KARIŞMA BİLMEM KİM!!!!!!!!!!!
Kuzusunu en iyi annesi bilir bunu unutmamak gerekir. Vesselam...
2 Haziran 2012 Cumartesi
Uyku Eğitimi
Bu başlığı atmayı o kadar çok istiyordum ki anlatamam. Peki neden? Sallayarak uyusa ne olurdu ki? İstediği gibi uyusun neden uyku eğitimi vermek zorundayız? Hem de vermesi bu kadar zorken... Öncelikle Tracy ablama göre 4 aydan önce uyku eğitimi verilmemeli. Hele hele benim kuzum gibi kolik aşırı gazlı bir bebeğiniz varsa nasıl istiyorsa öyle uyutmak gerekiyor gerçi sancısı olduğu zaman ne yaparsak yapalım uyumuyordu. Eşimin ısrarla battaniye içinde sallayalım demesine rağmen istemedim çünkü bebekler buna alışınca bırakamıyor biliyorum ve kaç kişide şahit oldum. Ayakta salladım uzun bir süre fakat şuna dikkat ettim. Uyuduğunda sallamaya devam etmedim. Uyutmak için salladığımda çok fazla sallamadım yani yavaş yavaş salladım.
Ferber yöntemini sevmedim bence biz Türk annelerine göre bir yöntem değil. Ayrıca bebeğin anneye olan güvenini sarstığını düşünüyorum. Bu yöntem aslında ağlatma yöntemi bebeği yatağına bırakıyorsunuz ağlaya ağlaya uyuyor. Ne kadar acımasız yahuuu!!!!
Tracy'nin her dediğine çok katılmasam da kuzumun günlük rutini onun sayesinde oturdu. Birden Tracy'nin yöntemini uygulamak zordu benim için, sallamaya alışsan bir bebek için. Yöntem: Yatır/Kaldır. Bebeğiniz uykusu geldiğinde yatağına yatırıyorsunuz ağladığında hemen kucağınıza alıp sakinleştirip yatağına yatırıyorsunuz. Böylelikle bebeği sarhoş ediyorsunuz:)))) Önemli olan kucağınızda çok durmaması. Sakinleştiği anda yatağına koymanız.
Ben kendi yöntemimi uyguladım. Tabi Tracy benim baş kahramanım oldu. Öncelikle ben kuzumu kundaklıyorum çünkü ne eli ne ayağı durmuyor. Hatta uyandığında bir bakıyorum üstünde hiç bir şey kalmamış. Nasıl başarıyorsa kuzum benim:) Tracy uyku eğitiminde emziği öneriyor yardımcı olarak zira biz baştan beri emzik emiyoruz. Öncelikle ilk olarak beslenme ve uyku rutini oluşturdum. İşte rutinimiz;
07.00 kalkış (desem de oğlum çoğu zaman 06.30da uyanıyor)
07.00-07.30 beslenme
07.30-09.00 oyun
09.00-11.00 uyku
11.00-11.30 beslenme
11.30-13.00 oyun
13.00-15.00 uyku
15.00-15.30 beslenme
15.00-17.00 oyun
17.00- şekerleme:) yani en fazla 45dk. süren uyku
19.00-19.30 beslenme, banyo, ninni
20.00 yatış
23.00 uyku öğünü
Bizim maceramız bazen aksaklıklar olsa da tam olarak böyle. Bu rutini oluşturmak görüldüğü kadar kolay olmadı ama mamayla besleyen bir anne için daha çok gerekli diye düşünüyorum. Kaçta yemişti acaba diye oturup düşünmüyorum. Ağladığında en azından neden ağladığını kestirmek zor olmuyor. Acıktığından mı yoksa uykusu geldiğinden mi ağladığını biliyorum bu da beni çok rahatlattı. Tabi ben kendimi geçtim kuzum bu düzen sayesinde daha rahat uyudu daha rahat beslendi ve mutlu bir bebek. Zaten mutluydu ama gaz sancıları bir türlü yakamızı bırakmamıştı çok şükür bir aya yakın bir sorunumuz yok.
Ayakta sallanan bebekler için bir anda mucize beklememek gerekiyor. Önce kundaklayıp yüzünü kapatıp yanımda yatırdım ve pış pış pış pış bilmem kaç defa. Çok ağlamadığı sürece kucağıma almadım. Çok ağladığında kucağıma alıp pış pış pış. Bu bir hafta böyle gitti derken araya bizim tatil tadında program girdi mecburen bütün planlar suya düştü derken üstüne hastalandı kuzum. Biraz ara vermeye karar verdik. Öncelikle uyku eğitimi vermeye karar verdiğinizde;
*Hasta, huzursuz olmaması gerekiyor.
*Gazlı bir bebekse ve dört aylık olduğu halde geçmemişse unutun uyku eğitimini bebeğinizi susturun yeter:)
*Yakın zamanda her hangi bir yolculuğa çıkmamanız gerekiyor.
*Evde yabancı birinin olmaması lazım yada sizin evinizden başka bir yerde bulunmamanız lazım. Özellikle dört aydan sonra her şey dikkatlerini çekiyor ve uyumak istemiyorlar. (benim çubuk kraker oğlum özellikle akşamları gezmelerimizde çocuk varsa uyumuyordu)
*Kararlı olmanız şart! Özellikle eşinizle bunu konuşun eşlere göre gereksiz ama bunu başarınca aaa ne iyi olmuş diyorlar. Bizzat bu sabah bu iltifatı aldım!
*Uyku saatleri oturana kadar bebeğinize göre plan yapmanız gerekiyor. Dün gece yemeğe gidelim diyen eşime sırf kuzum uyuyor diye hayır dedim.
Uzun bir maratonun ardından düzenimiz çok şükür oturdu ve kuzum artık pış pış yapmadan kendi yatağında yüzünü bile örtmeden uyuyor.
UNUTMAMAK GEREKİYOR:
*Gerçekten uykusunun gelip gelmediğini iyi okumak lazım zira konuşamadıkları için sinyaller gönderiyor bıcırıklar. Benim kuzumun gözleri kapanıyor en sonunda da gözlerini kaşımaya başlıyor. Yani uykusu geldi demek. Uykusu geldiği halde yatırmadıysam ve çok geçmişse çok huysuz oluyor bu sefer hiççç uyumuyor.
*İyi bir öğle uykusu iyi bir gece uykusu demek.
*Saat 17-18 gibi şekerleme uyku yapmasına izin verin ben Tracy hanımın söylediklerine güvenerek uyguladım ve pişman olmadım.
*Uykudan önce sakin aktiviteler tercih edin ve sakin bir ortama geçin. Ona sakin sakin masal anlatın ve uyuması gerektiğini fısıldayın.
*Geç yatan çocuk geç yatmaz 1 yaşından önce. Ne kadar geç yatarsa yatsın kuzumun saati hiç şaşmadı.
*Öğlen uykuları iki saati geçmesin. Gerekiyorsa onun iyiliği için uyandırın. Bizzat uyandırdım çünkü gece uyumuyordu. Ve büyüklerimizin dediği gibi uyusun da büyüsün. Büyüme hormonları gece çalışırmış onun için bebeklerin gece uykusu çok önemli.
*Dört aydan önce uyku eğitimi önerilmiyor yani nasıl isterse öyle:)
*!!! Yatırdıktan yarım saat sonra uyanır benim kuzum sanki hiç uyumamış gibi gözleri patlak patlak. Hiç yatağından almadan iki öpücük verip yatırıyorum. O da tekrar uykuya dalıyor. Bu çok önemli. İlk zamanlar yatağından alıp uyumadı yine diyordum fakat şunu öğrendim ki biz büyükler yarım saat sonra yönümüzü değiştirip uykuya dalıyormuşuz. Bebekler bunu başaramıyormuş bizim yardımımıza ihtiyaçları varmış.
Ferber yöntemini sevmedim bence biz Türk annelerine göre bir yöntem değil. Ayrıca bebeğin anneye olan güvenini sarstığını düşünüyorum. Bu yöntem aslında ağlatma yöntemi bebeği yatağına bırakıyorsunuz ağlaya ağlaya uyuyor. Ne kadar acımasız yahuuu!!!!
Tracy'nin her dediğine çok katılmasam da kuzumun günlük rutini onun sayesinde oturdu. Birden Tracy'nin yöntemini uygulamak zordu benim için, sallamaya alışsan bir bebek için. Yöntem: Yatır/Kaldır. Bebeğiniz uykusu geldiğinde yatağına yatırıyorsunuz ağladığında hemen kucağınıza alıp sakinleştirip yatağına yatırıyorsunuz. Böylelikle bebeği sarhoş ediyorsunuz:)))) Önemli olan kucağınızda çok durmaması. Sakinleştiği anda yatağına koymanız.
Ben kendi yöntemimi uyguladım. Tabi Tracy benim baş kahramanım oldu. Öncelikle ben kuzumu kundaklıyorum çünkü ne eli ne ayağı durmuyor. Hatta uyandığında bir bakıyorum üstünde hiç bir şey kalmamış. Nasıl başarıyorsa kuzum benim:) Tracy uyku eğitiminde emziği öneriyor yardımcı olarak zira biz baştan beri emzik emiyoruz. Öncelikle ilk olarak beslenme ve uyku rutini oluşturdum. İşte rutinimiz;
07.00 kalkış (desem de oğlum çoğu zaman 06.30da uyanıyor)
07.00-07.30 beslenme
07.30-09.00 oyun
09.00-11.00 uyku
11.00-11.30 beslenme
11.30-13.00 oyun
13.00-15.00 uyku
15.00-15.30 beslenme
15.00-17.00 oyun
17.00- şekerleme:) yani en fazla 45dk. süren uyku
19.00-19.30 beslenme, banyo, ninni
20.00 yatış
23.00 uyku öğünü
Bizim maceramız bazen aksaklıklar olsa da tam olarak böyle. Bu rutini oluşturmak görüldüğü kadar kolay olmadı ama mamayla besleyen bir anne için daha çok gerekli diye düşünüyorum. Kaçta yemişti acaba diye oturup düşünmüyorum. Ağladığında en azından neden ağladığını kestirmek zor olmuyor. Acıktığından mı yoksa uykusu geldiğinden mi ağladığını biliyorum bu da beni çok rahatlattı. Tabi ben kendimi geçtim kuzum bu düzen sayesinde daha rahat uyudu daha rahat beslendi ve mutlu bir bebek. Zaten mutluydu ama gaz sancıları bir türlü yakamızı bırakmamıştı çok şükür bir aya yakın bir sorunumuz yok.
Ayakta sallanan bebekler için bir anda mucize beklememek gerekiyor. Önce kundaklayıp yüzünü kapatıp yanımda yatırdım ve pış pış pış pış bilmem kaç defa. Çok ağlamadığı sürece kucağıma almadım. Çok ağladığında kucağıma alıp pış pış pış. Bu bir hafta böyle gitti derken araya bizim tatil tadında program girdi mecburen bütün planlar suya düştü derken üstüne hastalandı kuzum. Biraz ara vermeye karar verdik. Öncelikle uyku eğitimi vermeye karar verdiğinizde;
*Hasta, huzursuz olmaması gerekiyor.
*Gazlı bir bebekse ve dört aylık olduğu halde geçmemişse unutun uyku eğitimini bebeğinizi susturun yeter:)
*Yakın zamanda her hangi bir yolculuğa çıkmamanız gerekiyor.
*Evde yabancı birinin olmaması lazım yada sizin evinizden başka bir yerde bulunmamanız lazım. Özellikle dört aydan sonra her şey dikkatlerini çekiyor ve uyumak istemiyorlar. (benim çubuk kraker oğlum özellikle akşamları gezmelerimizde çocuk varsa uyumuyordu)
*Kararlı olmanız şart! Özellikle eşinizle bunu konuşun eşlere göre gereksiz ama bunu başarınca aaa ne iyi olmuş diyorlar. Bizzat bu sabah bu iltifatı aldım!
*Uyku saatleri oturana kadar bebeğinize göre plan yapmanız gerekiyor. Dün gece yemeğe gidelim diyen eşime sırf kuzum uyuyor diye hayır dedim.
Uzun bir maratonun ardından düzenimiz çok şükür oturdu ve kuzum artık pış pış yapmadan kendi yatağında yüzünü bile örtmeden uyuyor.
UNUTMAMAK GEREKİYOR:
*Gerçekten uykusunun gelip gelmediğini iyi okumak lazım zira konuşamadıkları için sinyaller gönderiyor bıcırıklar. Benim kuzumun gözleri kapanıyor en sonunda da gözlerini kaşımaya başlıyor. Yani uykusu geldi demek. Uykusu geldiği halde yatırmadıysam ve çok geçmişse çok huysuz oluyor bu sefer hiççç uyumuyor.
*İyi bir öğle uykusu iyi bir gece uykusu demek.
*Saat 17-18 gibi şekerleme uyku yapmasına izin verin ben Tracy hanımın söylediklerine güvenerek uyguladım ve pişman olmadım.
*Uykudan önce sakin aktiviteler tercih edin ve sakin bir ortama geçin. Ona sakin sakin masal anlatın ve uyuması gerektiğini fısıldayın.
*Geç yatan çocuk geç yatmaz 1 yaşından önce. Ne kadar geç yatarsa yatsın kuzumun saati hiç şaşmadı.
*Öğlen uykuları iki saati geçmesin. Gerekiyorsa onun iyiliği için uyandırın. Bizzat uyandırdım çünkü gece uyumuyordu. Ve büyüklerimizin dediği gibi uyusun da büyüsün. Büyüme hormonları gece çalışırmış onun için bebeklerin gece uykusu çok önemli.
*Dört aydan önce uyku eğitimi önerilmiyor yani nasıl isterse öyle:)
*!!! Yatırdıktan yarım saat sonra uyanır benim kuzum sanki hiç uyumamış gibi gözleri patlak patlak. Hiç yatağından almadan iki öpücük verip yatırıyorum. O da tekrar uykuya dalıyor. Bu çok önemli. İlk zamanlar yatağından alıp uyumadı yine diyordum fakat şunu öğrendim ki biz büyükler yarım saat sonra yönümüzü değiştirip uykuya dalıyormuşuz. Bebekler bunu başaramıyormuş bizim yardımımıza ihtiyaçları varmış.
29 Mayıs 2012 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















